Bilinmeyen yönleriyle üç ünlü Kürt dengbêji
1/2/2022 12:32:12 PM

Kürt araştırmacılar İbrahim Şahin ve Ömer Güneş, dengbêjler üzerine yapmış oldukları çalışmalarla şimdiye kadar “Antolojîya Dengbêjan” (Dengbêjler Antolojisi) kitabının 3’üncü serisini okuyucuyla buluşturdu.

Cesim İlhan 

Yazar ve araştırmacılar İbrahim Şahin ile Ömer Güneş’in yapmış oldukları çalışmalarla Dengbêj Reso, Şakiro ve Huseyno’nun hayatları ve eserlerinin yer aldığı Antolojîya Dengbêjan serisinin 3’üncüsü yayımlandı.

Nûbihar Yayınlarından çıkan antoloji serisinde şimdiye kadar Reso, Şakiro ve Huseyno yer alırken, araştırmacılar, serinin bu şekilde başka dengbêjlerin eserleri ve hayatlarıyla devam edeceğini söylüyor.

İbrahim Şahin ile Ömer Güneş, dengbêjlerle ilgili birçok kaynağa farklı şekilde ulaştıklarını ifade ederek, dengbêjleri bilen, dinleyen, onlarla ilişkisi olan, elinde dengbêj arşivi bulunan kişilerle iletişime geçmenin yanı sıra, bölge bölge, şehir şehir, köy köy gezip saha çalışması yaparak kaynak topladıklarını belirtiyor.

K24’e konuşan İbrahim Şahin ve Ömer Güneş, çalışmalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“HER DENGBÊJİN KENDİNE ÖZGÜN BİR TARZI VAR”

Dengbêj Reso, Şakiro ve Huseyno’nun söyleme tarzları aynı mı?

Her büyük dengbêjin kendine özgü bir tarzı var. Bu tarz onu diğerlerinden ayırır. Dengbêj Reso, Şakiro ve Huseyno her biri ayrı bir usta-dengbêjdir. Her üçü de şair-dengbêjdir. Her birinin kendine özgün bir tarzı var. Reso ile Şakiro’nun tarzları birbirine yakındır.  Huseyno, Ehmedê Koşkê ve Sidîqoyê Zorava’nın tarzları ise birbirine yakındır.

Her birinin ustalığında nasıl bir fark söz konusudur, bu farkı nasıl ayırt edebiliriz?

Farklarını stranlarına konu olan olayı dile getirirken seste, makamda, olayın kurgusunda görebiliriz. Yani hem melodik fark hem kurgusal fark hem de edebi fark vardır. Her büyük dengbêj, dengbêj edebiyatındaki ortak edebi kavramları, kelimeleri, kalıp ve formları kullanmanın yanı sıra kendine ait bir edebi söylemi de geliştirir. Bu da onu diğerlerinden farklı kılar. Bu anlamda her üç dengbêj arasında önemli farklar vardır.

Reso, Şakiro ve Huseyno birbirlerini görmüşler mi?

Aralarında güçlü bir dostluk var. Yıllarca ve defalarca görüşmüşler, birlikte dengbêj divanlarında stran söylemişler.

Dengbêj Şakiro’nun Ankara’da yaşadığı hatta orda evinin olduğu ve orada vefat ettiği söyleniyor, doğru mu?

Dengbêj Şakiro kısa bir süreliğine Ankara’da ikamet ediyor ancak yaşamının son birkaç yılını İzmir’de geçiriyor ve orada hayata veda ediyor.

“BU DENGBÊJ DENGBÊJLERİN ŞAHIDIR”

“Dengbêjlerin Şahı”nın Reso olduğunu söyleyenler de var Şakiro olduğunu söyleyenler de. Bu sıfat neye göre belirleniyor?

Büyük dengbêjlerin tümünün kendisine yakıştırılan bir lakabı var ve bazen aynı lakab birden fazla dengbêj için kullanılır. “Bu dengbêj Dengbêjlerin Şahı’dır” tespitini kesin bir şekilde yapmak gerçekten zordur. Kürt dengbêjleri arasında en fazla tanınan kişi elbette Şakiro’dur. Şakiro’nun edebi literatürü son derece geniştir. Reso ise kendi döneminde bir efsaneye dönüşmüş, tüm büyük dengbêjlerin “mamoste, pîr veya hoste” olarak kabul ettiği bir dengbêjdir. Şakiro ve Huseyno da Reso’yu ustaları olarak görürler. Huseyno’nun ise çok güçlü ve berrak bir sesi var. Sesini çok iyi kullanır. Sesi o kadar güçlüdür ki bizzat kendisi “Sesimi zaptetmekte zorlanıyorum” der. 

Üç dengbêj arasında rekabet veya polemik yaşanmış mı?

Aralarında negatif anlamda polemik yaşanmamış. Hatta Reso hiçbir dengbêjle polemiğe girmemiştir. Fakat dengbêjler arasında her zaman rekabet yaşanmıştır. Bu rekabet olumlu, pozitif bir rekabettir. Bu yönüyle birbirlerinin dengbêjlikte gelişmelerine sebebiyet vermişler.

“DENGBÊJLİK PLATONİK BİR EDEBİYAT DEĞİLDİR”

Üç dengbêjin de söyledikleri stranlarda bölgeler nasıl fark edilmiştir?

Dengbêj stranları gerçek olaylara dayanır ve belli bir coğrafyada gerçekleşir. Bazı stranlar her üç dengbêj tarafından da söylenmiştir. Kahramanlık, savaş, kavga veya bazı aşklar üzerine söylenen stranlardaki olay veya hikaye yaşandığı bölge ile bütünleşmiştir. Dengbêjlik edebiyatı platonik bir edebiyat değildir. Sosyolojiye, bölgeye ve gerçek kişilere dayanan bir edebiyattır. Dolayısıyla bölge yani coğrafya stranlarda temel bir unsurdur. Kürdistan coğrafyasının tümünü dengbêj stranlarında görüyoruz. Sadece dengbêjlik metinlerinden yola çıkarak Kürdistan’ın fiziki, demokrafik ve kültürel bir haritası çıkarılabilir. Bütün bölgeler vadilariyle, akarsularıyla, dağlarıyla, bitki ve çiçek türleriyle, hikayeleriyle, tarihi kişilikleriyle, ulusal kahramanlarıyla, aşiretleriyle, örf ve adetleriyle, trajedileriyle, lehçe ve şiveleriyle vb. tüm yönleriyle canlı bir şekilde anlatılır. Çok iyi bir dengbêj dinleyicisi Kürtlere ve Kürdistan’a dair teferuatlı bir bilgi birikimi elde edebilir. Sonuç itibariyle bölge kavramı dengbêj metinlerinde sadece coğrafik bir kavram değil kültürel ve antropolojik bir kavramdır.

Her üç dengbêj de söyledikleri stranların çoğunu kendileri mi yapmış?

Üçünün de kendilerine ait stranları vardır.  Üçü de şair-dengbêjdir. Stranların çoğunu değil fakat önemli bir kısmını kendileri bestelemişlerdir.

Hangi dengbêj daha çok aşk ve sevda üzerine stran yapmış ve söylemiş, hangisi daha Kürtlerin kendi iç kavgaları ve Kürt/Kürdistan üzerine stran yapmış ve söylemiş?

Hem aşk konusunda hem de Kürt ve Kürdistan konusu ve meselesinde hem Reso hem Huseyno hem de Şakiro ön plandadır. Fakat eğer mukayese yapacak olursak; Şakiro ve Huseyno’nun söyledikleri stranlarda aşk biraz daha ön plandadır.

DENGBÊJLERİN KÜRTLERE MESAJLARI

Peki hangisinin stranlarında Kürtler için mesajları daha fazladır?

Üçü de serhildan (başkaldırı) stranlarında Kürtler için mesajlar vermiştir. Mesela Şakiro, yaşanan trajedilerin sebebini Kürtlerin kendi aralarında birlik olmamalarına ve ittifak yapmamalarına bağlıyor.  “Weylo” stranında Reso Kürt kahramanlarının şeceresini anlatıyor ve her birini Rustemê Zal olarak nitelendiriyor. Huseyno bir kilamda Kürtlere ihanet eden bir Kürt’ü alaya alır ve adeta yerin dibine sokar. Dengbêjler Kürtlerin cesareti, kahramanlıkları, direnişleri ve trajedileri üzerine bir literatür oluşturmuşlar. Trajedilerin sebebi olarak da ittifaksızlığı, birlik olmamayı görür. Birlik olamamaya karşı şikayet, serzeniş ve sitem içindedirler. Kürtlerin ileri gelenlerine, liderlerine birlik olmaları yönünde çağrıda bulunurlar. 

Belki de en dikkat çeken mesaj şudur: Serhildan stranlarında olayın kahramanı zora düştüğünde dengbêjin tahayyülü devreye girer ve diğer Kürt savaşçılarını/kahramanlarını yardıma çağırır. Olayın akışına müdahale eden bu tahayyül tüm toplumun ortak özlemi olarak betimlenir. Dolayısıyla dengbêj Kürtler arasında birlik olma özlemini, yaşanan toplumsal trajedilerden duyulan toplumsal acıların bir daha yaşanmaması için bir çare veya bir reçete olarak sunar.  Bu da fazlasıyla ulusal bir mesajdır.  

Üçünün yaşamları nasıl geçmiş ve nerelerde yaşamışlar?

Şakiro, 18-19 yaşına kadar Ağrı’nın Dutax (Tutak) ilçesine bağlı Cemalverdi köyünde yaşamış. Sonrasında Karayazı’ya (Erzurum ilçesi) geçmiş. Sonra Adana’ya göç etmiş, 6 yıl orada kaldıktan sonra Muş’a taşınmış. Muş’ta iki yıl kaldıktan sonra tekrar Karayazı’ya taşınarak orada uzun süre kalmış. Daha sonra Türkiye illerine Ankara’ya oradan da İzmir’e taşınmış. 1996’da İzmir’de vefat etti.

Reso çoğunlukla Serhad bölgesinde yaşamış. Çocukluğu Iğdır’da geçiyor, 12-13 yaşlarında Erzurum ve Muş’a gitmiş ve ömrü bu iki şehirde geçmiş. Sadece 1976-1980 yıllarında 4 yıl Manisa Gölmarmara’da yaşamış.

Huseyno ise 4 yaşında iken ailesiyle birlikte Sason’dan (Batman ilçesi) Muş’a geliyor. Ömrünün sonuna kadar Muş’a bağlı Orginos köyünde (Çukurbağ) yaşamış. Maddi anlamda Huseyno’nun yaşamı iyi geçmiş. Kendi köylerinde arazi sahibiydi.

DENGBÊJ ŞAKIRO’NUN KÜRTLERE KÜSTÜNLÜĞÜ

Şakiro’nun ‘Dengbêjlerine sahip çıkmadıkları için Kürtlere küstüm” dediği doğru mu?

Şakiro ve Reso’nun yaşamları maddi sıkıntılar içerisinde geçmiş. Bu kadar sıkıntılara rağmen dengbêjliği profesyonel bir şekilde sürdürmüşlerdir. Şakiro hem kendi maddi sorunları hem diğer Kürt dengbêj ve sanatçılarının bilhassa Reso’nun maddi sorunları için çok üzülür. Şakıro’nun bahsettiğiniz sözü bir dengbêjin maddi sorunları yönüyle doğrudur. Ancak diğer yandan Kürtlerin 20. yüzyılda statüsü elinden alındı, varlığı inkar edildi, kültürü talan edildi, soykımlara tabi tutuldu, aydınları ve liderleri ya asıldılar ya da sürgüne gönderildiler. Ve daha nice trajediler yaşadı Kürt halkı. Kürtlerin sanatçılarına sahip çıkma oranını statü sahibi halklarla değil statüsü olmayan, soykırıma uğrayan halklarla mukayese etmek lazım. Bu açıdan bakarsak Kürtlerin dengbêjlerini önemsediklerini, onlara değer verdiklerini düşünüyoruz. Politik olarak bir halk eğer bir statü ya da bir devlet sahibi değilse hiçbir zaman kendi sanatçılarına, insanlarına, milli kahramanlarına emektarlarına gerektiği kadar sahip çıkamaz. Belki de Şakiro’nun sitemi Kürtlerin 20. yüzyıldaki kaderinedir.

Dengbêjler Antolojisi serisinin çalışmasına birlikte nasıl karar verdiniz?

İkimiz üniversiteden beri arkadaş ve de dostuz. Bir araya geldiğimizde dengbêjlik üzerine sık sık sohbet ederdik.  Bu konuda birbirimize çok yakın çalışmalar yapmak istediğimizi ve yanı istikamette olduğumuzu fark ettik. Sonra birlikte çalışmaya karar verip yapacağımız çalışmanın genel hatlarını belirledik.

Dengbêjlerle ilgili kaynaklara nasıl ulaşıyorsunuz?

Birkaç yöntem kullanıyoruz. Dengbêjleri bilen, dinleyen, onlarla ilişkide olan kişilerle iletişime geçiyoruz, kaynakların bir kısmını onlardan alıyoruz. Ayrıca değişik bölgelerde arşiv sahibi olan kişilere ulaşıyoruz. Kendimiz de şehir şehir, köy köy geziyoruz, gidip kaynakları buluyoruz. Bazı kişiler de bizzat bizi bulup ellerindeki dengbêj arşivini bize veriyor.

Şimdiye kadar Reso, Şakiro ve Huseyno üzerinde çalışmalarınız var. Dördüncü sırada hangi dengbêjin hayatı ve stranları var?

Şu an sırada Dengbêj Mahmûdê Hesî, Zahiro, Fadilê Kufragî, Miradê Kinê, Abdulhadî var ve bu şekilde devam ediyor. Eğer stranları yeterli gelirse her bir dengbêj bir ciltte yayınlanacak ama eğer yetmezse 1-2 ya da 3 dengbêji bir ciltte toplayacağız. Çalışmamızda stranlardan çok dengbêjleri esas alıyoruz.  

“RESO’NUN İLK SES KAYDI 1957’DE YAPILMIŞ”

Üç dengbêjden hangisi daha çok stran yapmış?

Antolojide Reso’nun 120, Şakıro’nun 270 küsur ve Huseyno’nun 170 küsur kilamı var. Ancak her dengbêjin seslendirdiği bu kilamlardan kaçını kendisinin bestelediği sorusu net değildir. Bu belirsizlik daha çok stranların kaydedilmemesi veya metin haline dönüştürülmemesi nedeniyledir. Bir dengbêj tarafından bestelenen bir stran daha sonra belki yüzlerce dengbêj tarafından icra edilir. Ancak üzerinden çok uzun zaman geçtikten sonra (mesela 100 sene) ortada bir kayıt veya metin olmadığı için bu eserin sahibi tam olarak tespit edilemeyebilir. İşte tam bu noktada bu stranın farklı dengbêjlere ait olduğuna dair rivayetler oluşur. Ancak bazı stranların ise kime ait olduğu hususu nettir. Her üç dengbêjin kendine ait netlik kazanan kılamları olduğu gibi netleşmeyen kilamları da var. Ayrıca şunu belirtmekte de fayda var: Kilamlar teyp ya da diğer cihazlara kayıt edilmeye başlandığı zaman Reso artık yaşlanmıştı. Gençliğinde ve en tanınmış dönemlerinde kayıt imkânı yoktu. Reso’nun ilk ses kaydı 1957’de yapılmış, ikinci kayıt 1960’lı yıllarda yapılmış fakat kayıtların çoğu 1970’li yıllara ait. Yani Reso’nun yaşlılık yılları. Elimizdeki verilere göre Reso 2 bin stran biliyor. Ama maalesef bunlardan sadece 120 stran kayıt altında bulunuyor. Dolayısıyla Reso kayıp bir hazine gibidir. Şakiro ve Huseyno ise kayıt meselesinde daha avantajlıdır. Dengbêjlik hazinesinden aldıkları veya kendisinin ürettiği tüm stranları kayıt altına alınmıştır.

K24

Şîrove Bike

KÜLTÜR-SANAT

EN ÇOK OKUNANLAR
×