Bir Fotoğraf Ve Hatırlattıkları
10.09.2021 15:12:47

Manşetteki fotoğrafı 15 Ocak 2020 tarihinde Elazığ’da, çocukluğum geçtiği mekânlardan birinde çektiğimde ortada bir terslik olduğunu hemen fark ettim. Çünkü fotoğrafını çektiğim yıkık bina kiliseye benziyordu. Ama ben oranın un fabrikası olduğundan adım gibi emindim. Çünkü Arpacı Un Fabrikası’na, fırın çalıştıran “emmimin” -ki babam da o fırında çalışıyordu- un siparişlerini vermek için ayda bir iki kez gidiyordum.

Kısa bir araştırma sonucu oranın eski bir kilise olduğunu anladığımda doğrusu büyük bir üzüntü duydum. Üzüntümün nedeni sadece Ermenilere ait bir mabedin un fabrikası olarak kullanılması değildi. Elbette o da var ama daha çok da bu kadar kör olduğum ve duyarsız davrandığım nedeniyleydi.

Kilisenin adını ve tarihi öğrenmek için bir iki girişimde bulundum. Amcaoğlu Ali’nin yönlendirmesiyle Ermeni bir dişçinin işyerine gittim. Meramımı anlattım. Ama gerektiği kadar güven vermemiş olacağım ki, dişçi “sorduğun kilisenin adını bilmiyorum” deyip kestirip attı. Elazığ’a her gittiğimde eşe dosta sordum ama nafile, bir sonuç alamadım.

Son olarak bundan aşağı yukarı 6 ay önce amcaoğlu Ali ile bu konuyu konuşurken bana “bir dönem bizim Ermeni kiracılarımız vardı. Kızları Bircan bazen Facebook’ta Elazığ’ın tarihi yerlerinin fotoğraflarını yayınlıyor. Belki onun sayfasında vardır” dedi.

Bircan Gabriel’in Facebook sayfasında yaptığım kısa bir gezinti ile aradığı bulmuştum. Kilisenin eski ve yeni resimleriyle kiliseye ilişkin bilgiler karşımdaydı.

Bircan Hanımla yaptığım kısa bir yazışma sonrası, sağ olsun elde ettiği bilgi ve fotoğrafları paylaşmama izin verdi. Buradan kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.

Bircan Hanım 19.07.2021 tarihinde benimle şu bilgileri paylaştı:

“kilise hakkında henüz detaylı bir çalışma elimde yok. Ama AGOS gazetesinde bir haberde şunlar yazıyor: kilisenin dönemine ait kartpostallarda adı Ermeni Protestan Kilisesi olarak geçen, ancak 1973’te Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca ‘Tarihi Süryani Kilisesi’ olarak tescil edilen bina bugün özel mülk statüsünde. 19. yüzyılın sonlarında yapılan taş örgülü bu ibadethane.

Vikipedia’da verilen bilgi ise şu: Elazığ Ermeni Protestan Kilisesi (Ermenice: Հայաստանեայց Աւետարանական Եկեղեցի Hayasdaneaydz’ Avyedaranagan Yegeğedz’i) 19. yüzyılında Osmanlı dönemde inşa edilmiş tarihî Protestan kilisedir. 1915 Ermeni Kırımı'nda Elâzığ'ın (veya zamandaki isimiyle Mamüretül-Aziz) Ermeni sakinleri katl veya sürgün edildikten sonra, Protestan Kilise umumi tuvalete çevrilmiştir.

Cumhuriyet dönemde tarihî kilise Arpacı Un Fabrikası, pazar yeri, koyun mekânı ve otopark olarak kullanıldı. 1973'ten beri Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü'nün koruma listesinde kaydedilmesine rağmen kilise korunmamış ve harabeye dönmüştür. İçindeki bulunan Hristiyan freskoları, kilisenin içine sürülen arabalardan dolayı büyük zarar görmüştür. Kilisede Ermenice E harfi yazılmasına rağmen korunma listede "Süryani Kilise" olarak kaydedilmiştir.”

Bircan Hanım “Kiliseye ilişkin benim de yaptığım kısa bir açıklama var bana ait olmayan eski resminde bu açıklamayı yazmıştım. Kilisenin ismi orada geçiyor.

şöyle yazmışım: ‘Bu yapı Ermeni Protestan Kilisesiymiş. Ama resmi kayıtlarda burası Süryani Kilisesi olarak geçiyor. Bir başka kaynakta da bu kilise Armenian Evangelical Church Ruins in Mezreh (Elazig) Kharpert adıyla anılıyor.

Elazığ İl Kültür Varlıkları Envanter Listesinde şöyle bahsediliyor kiliseden: “Elazığ Süryani Kilisesi: 19. yy. sonu yapılmış Süryani sanatını gösterir. Daha sonra un fabrikası olarak ta kullanılmıştır. Bugün restorasyonu beklemekte olan tescilli bir kültürel tarihi eserdir” diyor.

Bircan Hanımın, Elazığ’ın yerel bir gazetesinde kilise ile ilgili yayınlanan bir haberin linkini de verdi. Haberi dikkatli okuduğunuzda, devletin Müslüman olmayan dini gurupların taşınmazlarının eski sahiplerine dönmemesi, mabetlerin mabet olarak kalmaması için aldığı önlemleri görebiliyorsunuz.

“Bir imparatorluğun tarihi ve kültürel mirasçısıyım” diyen devletin, Ermenilerin mabetlerini nasıl umumi tuvalet, koyun yeri, pazar, un fabrikası ve otopark olarak kullandığının somut ifadesi olan ““Elazığ Süryani Kilisesi“ ya da “Elazığ Ermeni Protestan Kilisesi”ni son olarak bir buçuk ay önce gördüm ve ziyaret ettim. İçi çöplükten farksızdı, bahçesi oto park olarak kullanılıyordu ve “tescilli kültürel bir varlık” olan kilise restore edilmeyi bekliyordu!..

Kilise ile ilgili haber için:

https://www.yurtgazetesi.com.tr/guncel/elazigda-200-yillik-kilise-muammasi-h60717.html


Şîrove Bike

MAKALELER

EN ÇOK OKUNANLAR
×