Kürdistan’da Yeni Bir Demografik Yapıyı Alt-Üst Etme Projesi: Afganlı “Mülteciler akını“
18.07.2021 10:25:12

İki gün önce Kurdistan 24 Kanalında Afganistan’dan Kuzey Kürdistan’ın Van ve Ağrı yörelerine gelen „Afganlı Mülteciler“ ile ilgili bir haber vardı. Buna göre şu sıralar, Afganistan’dan Türkiye’ye doğru büyük bir göç dalgası başlamış durumda. Her gün binlerce kişi sınırı geçiyor ve her ne hikmetse kendileri bakımından daha cazip olması gereken Türkiye’nin Batı Bölgelerine değil, Ağrı ve Van yörelerine yerleşiyorlar. Hem de rezervasyonunu yaptıkları bir otele yerleşir gibi yapıyorlar bunu. Kameralara yansıyan görüntülerine bakıyorsunuz, halleri hiç te binlerce km.lik yolu aşarak sınırları kaçak geçen insanlarınkine benzemiyor. Dersin ki bir mahalleden başka bir mahalleye gezmeye ya da piknik yapmaya gelmişler. Giysileri fena sayılmaz, güler yüzlü, dipdiri insanlar.

Göçe gösterilen gerekçe ise ABD’nin Afganistan’ı terk etmek istemesi ve Taliban’ın da giderek hakimiyetini pekiştirmesidir. Ne var ki gerçek böyle değil. Bunlar gördükleri baskılardan ya da hayatlarının tehlike altında olmasından ötürü yerlerini terk etmek zorunda kalan insanlar değiller.Bu göç, Türk devleti eliyle ve politik amaçlarla gerçekleştirilen organizeli bir nüfus hareketidir. Türkiye’nin, öteden beri mülteci görüntüsü altında milyonlarca“Afganlı Türkü” getirtip Kürdistan’a yerleştirmeyi planlamakta olduğu bilinen bir şey.

İşbaşındaki iktidarın böyle bir projeyi biri kısa, ötekisi ise uzun vadeli olmak üzere iki amaçla hayata geçirmek istediğini tahmin etmek ise zor değil. Birinci amaç, bunlara en kısa sürede yurttaşlık hakkı vermek suretiyle seçim sonuçlarını kendi lehine çevirme isteği ve çabasıdır. İkinci ve uzun vadeli asıl amaç ise Kürdistan’da demografik yapıyı değiştirmek ve Kürtleri kendi ülkelerinde azınlık durumuna düşürmektir. Bu olay şu an Kerkük, Şengal, Efrin-Serê Kaniyê ve Behdinan’da yaşanmakta olan fiili durumla aynı karakterdedir. Tabi sorun sadece bununla da sınırlı değil. Yarın öbür gün sokaklarda başıboş dolaşacak yüzbinlerce işsizin yol açabilecekleri toplumsal  problemler, çarpık kentleşme ve doğa katliamı gibi tehlikeli gelişmeleri de şimdiden görmek gerekir. Kürdistan’ın ekonomik, sosyal ve kültürel olarak böyle bir yükü kaldırabilecek gücü ve olanakları yok.

Kısacası, Afgan Mültecileri olayı özünde Kürt halkına karşı yeni bir sömürgeci ve asimilasyoncu proje, oynanmak istenen kirli bir politik oyundur.

Kürdistan halkı elbet kendisine karşı oynanan bu oyuna karşı sessiz kalmak gibi bir lükse sahip değil. Bunun için de en başta olayın doğurabileceği vahim sonuçları halka ve onun dostlarına götürmemiz gerekiyor. Bir şeyler yapabilmeninen önemli koşulu ise, soruna parti görüşü ya da çıkarlarına göre değil, ulusal bir perspektifle yaklaşma becerisini gösterebilmektir. Yurtsever ve demokratik kesimlerin, bu anlayışla bir an önce bir araya gelip bu sömürgeci planın teşhiri başta olmak üzere, ülkede ve uluslararası planda neler yapılabileceğini tartışmaları ve gerekli pratik adımları atmak için kolları sıvamaları gerekiyor. Bunu başaramazsak, bırakalım özgürleşmeyi, ulusal varlığımızı koruyabilmemiz bile bir hayale dönüşebilir.

Şîrove Bike

MAKALELER

EN ÇOK OKUNANLAR
×