Vurun Kürtlere!
23.07.2021 20:07:55

Afyon, Konya ve Ankara’da Kürtlere yönelik peş peşe ırkçı ve faşist saldırıların olduğu basına yansımakta. Bu saldırılar sıradan bir kaç kişi arasında yaşanan münferit olaylar gibi değerlendirilmemeli. Zira yapılan saldırıların gruplar halinde yapıldığı bilinmektedir. Saldırıya uğrayan ailelerin ise tek suçları Kürt olmalarıdır. Benzer olaylar daha önce de sıkça basına yansıdı.


Hatırlanacağı üzere bundan yaklaşık bir ay kadar önce de Güney Kürdistanlı bir Kürt, ailesiyle birlikte saldırıya uğramıştı. Kendi arabalarıyla Mersin‘e giden bu Kürt ailesi Mersin‘de saldırıya uğramış ve bu saldırıyı gerçekleştiren ırkçı grup aileyi ağır şekilde yaralamıştı.


Son iki günde Afyon, Konya ve Ankara‘da gerçekleşen ırkçı faşist saldırılarda Orhan Dal isimli bir Kürdün yaşamını yitirdiği ve onlarca Kürdün de yaralandığı haberleri basında yazıldı.

Daha öncede bazı Batı illerinde mevsimlik Kürt işçilere saldırılar  olduğu da hakeza yine bilinmektedir. Bu saldırıların olduğu kentlerden biri ise devleti yöneten ana aygıtın olduğu Ankara‘da olmaktadır. Bu olaylar incelendiğinde ortaya çıkan tablonun hiç de sıradan basit olaylar olmadığı görülmektedir. Bu saldırılar şiddetten nemalanan bazı çevreler tarafından bilinçli bir şekilde örgütlendiği su götürmez bir gerçektir. Nitekim saldırganların korunduğu ve Kürtlere saldıranlara, aslanlarım dendiği görülmektedir.

Olaya hangi açıdan bakılırsa bakılsın bu saldırıların sorumlusu, bugün devleti yöneten hükümetin ve insanların can ve mal güvenliğinin korumasında sorumlu olan İçişleri Bakanının ta kendisidir.


Durumun bu noktaya gelmesinin tarihsel ve toplumsal nedenleri de var kuşkusuz. Yaşamın her alanında Kürt ve Kürdistan düşmanlığını sürdüren ve topluma bu düşmanlığı aşılayan zihniyetin sonucunda böylesi saldırgan grupların ortaya çıkması da kaçınılmazdır. Hani bir söz var; Ne ekersen onu biçersin misali.


Bu kadar düşmanlığa karşın ben şahsen şimdiye kadar bir Kürdün, Kürt illerinde bir Türke yönelik herhangi bir saldırısının olduğuna ne şahit oldum nede duydum. Tüm bu alçakça ve kaleşçe saldırılara rağmen Diyarbakır ve diğer Kürt illerinde yapılan sosyal deneylerde Kürt insanının ekmeğini, parasını nasıl paylaştığını ve evinin kapısını ise Türk insanına nasıl açtığını görmekteyiz. Sömürgeci Türk devletinin tüm zulüm ve yok etme politikalarına rağmen Kürtler’de Türk düşmanlığına rastlanmamaktadır. Kürtler’deki bu tutum ve tavır insana gurur vermektedir. Zaten bizlere yakışanda budur.  


Saldırıları yapan kişi ve çevreler arkasındaki gruplar hem suçlu hemde güçlü.Yüzyıllardır Kürtlerin anavatanı olan Kürdistan toprağı işgal edilmiş, Kürt dili başta olmak üzere Kürt Kültürü yok edilmeye çalışılmakta. Kürtlere kölelik dayatılmakta ve tüm bunlar yetmiyormuş gibi birde gruplar halinde Kürtlere saldırılmaktadır. Kürt kanı akmakta ve kadın çocuk demeden Kürtler, saldırılara maruz kalmakta.


Bir Kürt insanı olarak son günlerde Kürtlere yönelik yapılan bu ırkçı ve faşist saldırıları şiddetle kınıyorum. İktidar partisi ve küçük ortağı şunu çok iyi bilmelidir ki; Gün gelecek bu grubun akıttığı kan kendilerine de zarar verecektir.


Bu noktada, Kürtlere yapılan bu alçakça saldırılar karşısında halen iktidar ve küçük ortağının saflarında yeralan Kürtlere sesleniyorum; İnsanlarınıza yapılan bu alçakça saldırılar sizin vijdanınızı hiç sızlatmıyor mu? Bu yaşanılanlara karşın gözünüz paraya bürünmüş. Hiç bir şey olmamış gibi davranmak vijdanınızı rahatsız etmiyor mu? Bir kaç kuruş fazla para alayım da ne olursa olsun tavrınızı sorgulama ihtiyacı duymuyormusunuz?


Basına yansıyan bu saldırıları evinizde eşiniz ve çocuklarınızla izlediğiniz televizyon ekranlarında karşılaştığınız zaman yüzünüz hiç kızarmıyor mu?


Eğer tüm bu olup bitenler karşısında halen üç maymunu oynuyorsanız size söyleyecek bir şeyimiz yoktur…

Şîrove Bike

MAKALELER

EN ÇOK OKUNANLAR
×