Yeni bir Çözüm Süreci ne kadar mümkün?

Bahattin Turan

[email protected]

18.07.2021 10:42:44

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan Diyarbakır’a gitti. Orada dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Biz bu konuyla ilgili iki önemli noktanın üzerinde duracağız.

Bunlardan ilki, Çözüm Süreci.

Çözüm Sürecinin 2009 yılı Oslo görüşmeleri olarak adlandırılan MİT-PKK görüşmeleriyle başladığı kabul edilir. Görüşmelerin net olarak ne zaman başladığı bilinmese de 2009 ortaları olduğu yönünde görüşler vardır. Basına sızdırılan ses tapeleriyle Oslo görüşmeleri ortaya çıkmıştı. Ardından 2013 yılının başlarında İmralı görüşmeleri başlamıştı. Bu dönemde Abdullah Öcalan-PKK-Türkiye Hükümeti-HDP arasında geçen görüşme trafiğinde, Türkiye-PKK çatışmalarının durdurulması ve barışın sağlanmasının amaçlandığı belirtilmişti. Görüşmeler dalga dalga gerçekleşip heyetler halinde İmralı’ya gidildi. MİT ve HDP heyetlerinin bu görüşmelerde olduğu kamuoyu tarafından bilinmektedir. HDP heyetinin açıklamalarına göre onlar İmralı Kandil arasında bir posta görevi görüyordu. Tüm bunların yanı sıra akil insanlar diye adlandırılan bir heyet oluşturuldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Diyarbakır’da yaptığı açıklamada çözüm sürecini biz bitirmedik HDP bitirdi iddiasında bulundu. Kimi siyasilere göre Erdoğan yeni bir çözüm sürecini veya sürecin kaldığı yerden devam etmesini işaret etmişti.Öte yandan böyle birşeyin hayal olduğunu savunan görüşlerde var.Yeni bir çözüm sürecinin neden olamayacağı ortada. Çünkü AKP iktidarı faşizan tavırlarından vazgeçmiş değil ve hala adına cumhur ittifakı dedikleri ittifakı devam ettirme eğiliminde. Bu tablo ortada dururken yeni bir sürecin başlamasını beklemek hayalden öte bir şey değildir.

Hatırlatmakta fayda var; Erdoğan daha önce "Bu hasretle beklediğimiz bir çağrıdır" derken, yine aynı Cumhurbaşkanı 20 Mart 2015’te “Böyle bir şeyden (Dolmabahçe Mutabakatını kastederek) benim haberim yok. Bu olaya da ben olumlu bakmıyorum,”şeklinde açıklama yapıp çözüm sürecini bitirmişti. Tüm bu verilere rağmen yeni bir süreç beklemek oldukça zor görünüyor. Bir de HDP’nin tavrı var, sanki çözüm süreci onlara endekslenmiş gibi “çözüm İmralı ve Kandil’dir diyor”. Bu duruma güler misin ağlar mısın? Bu konuda PSK Genel Başkanı Mesud TEK’in yaptığı açıklama önemlidir; “Devlet Kürt sorununu çözmek istiyorsa bütün Kürt taraflarıyla bir araya gelmekten kaçmamalı.Görünen o ki devlet Kürt sorununu çözmekten ziyade PKK’ye silah bıraktırarak bu sorunun çözüleceğini sanıyor.” Öyle görünüyor ki devlet Kürt sorununun çözümünü PKK’ye silah bıraktırmaya indirgiyor.Aslında öyle olmadığını devletin kendisi de gayet iyi biliyor.

İkinci konu ise Diyarbakır Zindanının Kültür Merkezi’ne dönüştürülmesi meselesidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu yöndeki açıklamasını dinleyince kendime şu soruları sormaktan alıkoyamadım; Diyarbakır Zindanının nesini kültür olarak vereceksiniz? Yapılan işkenceleri mi? İşkence çeşitlerini mi kültür olarak tanıtmayı düşünüyorsunuz? Gerçekten nasıl bir proje aklınızdan geçiyor merak ediyorum. Doğrusu devlet yeni bir sürecin başlaması konusunda samimi ise öncelikle mezar yerleri belli olmayan ve açıklanmayan Şeyh Said, Seyid Rıza, BediüzzamanSaid’êKurdî’nin mezar yerlerinin açıklamasıyla başlayabilir. Diyarbakır Zindanının Utanç Müzesine çevrilmesi ve Kürtlere yapılan katliam, baskı vezulümle yüzleşmeden, olası bir süreci salt PKK ve Öcalan merkezli olarak görmek, bu işi başında kaybetmekten başka bir şey değil.

17.07.2021

Şîrove Bike

MAKALELER

EN ÇOK OKUNANLAR
×